Basketbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Basketbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Haziran 2008 Salı

Özlenen Final

NBA'da herkesin deli gibi özlediği, nostaljik muhabbetlerde ; ''keşke olsa'' dediği final gerçek oldu.. Boston Celtics vs La Lakers uzun zaman sonra NBA finalinde kapışacaklar.. Seriyi kaçıran , ben uykusuz kalamam diyen bir tarihide kaçırmış olacak.. NBA finalinin maç günleri şu şekilde ;

5 Haziran Boston

8 Haziran Boston

10 Haziran LA

12 Haziran LA

15 Haziran* LA

17 Haziran* Boston

19 Haziran* Boston

87'deki Lakers'ın 4-2 üstünlüğüyle biten seriden tam 21 yıl sonra.. dile kolay..

24 Mayıs 2008 Cumartesi

Pistons Avantajı Yakaladı

Batı konferansında LA 2-0 yaparak Spurs karşısında rahatlarken doğu konferansında Celtics vs Pistons finalinde kan gövdeyi götürüyor.. Bu seri son maçın son saniyesine kadar çözümlenemez.. Ev sahibi olmanın avantajı iki takım içinde yok gibi.. Kim gününde olursa o kazanıyor.. Son maçı Boston kendi sahasında kazanabilse Doğu konferansında La Lakers'ın yakaladığı 2-0'lık avantaja benzer bir avantaj yakalayıp rahatlayacaktı ama olmadı ve kendi sahalarında Detroit Pistons'a yenilmekten kurtulamadılar.. Seride durum 1-1.. Şimdi iki maç üst üste Detroit ev sahibi.. Boston Celtics'in deplasmanda mutlaka 1 galibiyet alması lazım.. Detroit'de ;Chauncey Billups, oyunda kaldığı 32 dakika içinde 19 sayı – 7 asist – 1 top çalma yaptı. 5/10 saha içi isabet oranı yakalayan All-Star oyun kurucu, üç sayılık atışlarda 2/2 ile oynadı. Serbest atış çizgisinden 7/8 isabet kaydeden yıldız oyuncu, galibiyette büyük pay sahibi oldu.Celtics'in süper starı Kevin Garnett ise; 11/19 saha içi isabet oranıyla hücum ettiği maçı 24 sayı – 13 ribaunt – 2 blok – 1 asistle noktalayarak double-double yaparken, genç oyun kurucu Rajon Rondo 10 sayı – 9 ribaunt – 8 asist – 3 top çalmayla, Kendrick Perkins 6 ribaunt – 4 sayı – 2 blok – 1 asistle, P.J. Brown 4 sayı – 2 ribaunt – 2 asistle oynadı.

Lakers Win

Playoff serileri boyunca evinde oynadığı tüm maçları kazandı Lakers.. Son eşleşmede Batı Konferansı final serisinin ikinci maçında San Antonio Spurs'ü yine kendi seyircisi önünde 101-71 mağlup ederek seride durumu 2-0 yaptılar.. Yolu yarıladılar.. Manu Ginobili'nin toplamda 7 sayı ürettiği bir maçı Spurs'un bu kadar farklı kaybetmesinden daha doğal bir şey olamaz.. LA Lakers'da ise; Pau Gasol 4/9 saha içi isabetiyle hücum ettiği maçı 10 sayı – 7 ribaunt – 3 asist – 2 top çalmayla bitirirken, play-off'lardaki en yüksek skoruna ulaşan Jordan Farmar 14 sayı – 2 ribaunt – 1 top çalma – 1 blokla, Derek Fisher 11 sayı – 3 asist – 1 ribaunt – 1 top çalmayla, Sasha Vujacic ve Luke Walton 7'şer sayıyla katkı sağladı.

5 Mayıs 2008 Pazartesi

Galatasaray vs Fenerbahçe Bayan Basketbol Ligi Finali

seride durum 1-1.. Türk basketbolunun Yenilmez Armadası Galatasaray, Erkeklerde Uleb Cup yarı finali, Tekerlekli Sandalye Branşında Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu gibi tarih yazan başarıların arkasından , Bayan basketbolunda eski günlerini yeniden yakaladı ve ezeli rakibi karşısında şampiyonluk arıyor.. İlk iki maç deplasmanda Caferağa spor salonundaydı , 2 maçın birini Galatasaray diğerini fener kazandı.. Seride 3. maç için ev sahibi Galatasaray.. Salon Ayhan Şahenk bize göre Aydan Siyavuş.. 7 Mayıs Çarşamba günü, saat 20.00'da oynanacak maç serinin belkide en kritik maçı.. maçın biletleri Biletix bayilerinde satışta... İsteyenler http://www.galatasaray.org/ üzerindeki linkten veya doğrudan biletix şirketinin kendi sitesinden, internet yoluyla bilet alabilirler..

Karşılaşmanın biletleri 5 YTL’den satışa sunuldu.

Sevgi Engel Tanımaz, Yazmayı Denesek Sığmaz Kitaplara..

Şampiyonlar Ligi Şampiyonu Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı, bugün saat 19:20'de İstanbul'daydı.. Hayatta onları engelli görenlere inat avrupanın en büyük şampiyonluğunu kazandılar.. Duvarları yıktılar.. Engelleri dümdüz ettiler.. Galatasaray spor klübü tarihine futbol takımının 2000 yılında kazandırdığı Uefa ve Süper kupa şampiyonluklarından sonra 3. avrupa şampiyonluğunu altın harflerle yazdırdılar.. İspanya'da düzenlenen Şampiyonlar Ligi Final mücadelelerinde yenilgi yüzü görmeden, namağlup olarak Şampiyonlar Ligi Şampiyonu yazmayı denesek kitaplara sığmayacak kadar büyük bir gururu yaşadılar ve yaşattılar.. Alınlarından öpüyoruz.. Ellerimiz patlayıncaya kadar alkışlasak ve blogda adlarına 1 milyon paragraf yazı döşesek bile haklarını teslim edemeyiz.. eksik kalırız..

20 Nisan 2008 Pazar

3 Güzel Ürün




GS Store ürün tasarım konusunda nihayet taraftarın beklentilerine yanıt veren, günlük yaşamda rahatlıkla giyilebilecek, renk uyumu mükemmele yakın en önemliside taraftar için klübün tarihindeki dönüm noktalarıyla ilgili konsept ürünleri vizyona bir bir sunmaya başladı.. 3 güzel ürün piyasada şuan.. Galatasaray taraftarı için olmazsa olmaz anlamlar taşıyan maneviyatı çok büyük üç ürün.. İki tanesi ; 2000 yılının avrupa şampiyonluğunun kilit iki efsanesi Taffarel ve Popescu'nun özel tasarım nostalji T-shirtleri , diğeri ise Uleb kupasında bu yıl yarı final oynayan basketbol takımının Final Eight Torino serisinde giydiği ve herkesin aklını başından alan, çubuklu klasik basketbol forması.. Basketbol konusunda özel tasarım ürünler çıkması amatör branşları seven , destekleyen, klübü futbol takımından ötesinde gören herkes için süper haber..

13 Nisan 2008 Pazar

NBA'de Bu Hafta

New Jersey @ Toronto: 85 - 113
Indiana @ Philadelphia: 85 - 76
Minnesota @ Orlando: 102 - 101
Cleveland @ Chicago: 95 - 100
Milwaukee @ Boston: 86 - 102
Atlanta @ New York: 116 - 104
Memphis @ Miami: 96 - 91
Washington @ Detroit: 74 - 102
Phoenix @ Houston: 90 - 101
Seattle @ San Antonio: 74 - 95
Portland @ Sacramento: 86 - 103
New Orleans @ Lakers: 104 - 107

12 Nisan 2008 Cumartesi

Alkışlarla

Fabio Facchini , Sasa Pukl , Fernando Rocha bu üç ismi asla unutmamak gerekiyor.. Slovak, İtalyan ve Portekizli hakem triosu.. Kanal 24 'De maçı anlatan Murat Murathanoğlu'nun söylediği şekilde; maçı yayınlayan diğer avrupa kanallarının ; rus , ingiliz , alman yorumcularını bile hayretler içinde bırakıp bu kadar olmaz dedirten hakem üçlüsü.. Joventut takımının Uleb Cup'ta finale çıkmak için şüphesiz böyle bir rezalete ihtiyacı yoktu.. Fernandez, Rubio,Jagla,Hernandez-Sonseca gibi oyuncuları zaten favori oldukları kupada onlara yetebilirdi.. Bu hakem skandalına karşın ;Hite ve Johnsen'in basketleriyle 22. dakikada farkı 2 sayıya kadar indirmeyi başaran ve maçın son saniyesine kadar maça ortak olabilen bir Galatasaray izledik sahada.. Galatasaray'da Hite 26 sayıyla yıldızlaşırken, Gaines ve Johnsen ona eşlik ettiler..Özellikle 15 sayıdan geri dömeyi başarıp maça ortak olunmasında Johnsen'in katkısı inanılmazdı.. Brown ve diğerleride bu üçlüye eşlik etti.. Bu kadar üst düzey maçlarda, yarı finallerde, finallerde bireysel performansların çok üzerinde teknik taktik analiz yapmaya gerek yok.. Galatasaray bir rüyayı gerçek kılabilirdi.. Fiba içindeki İspanyol lobisi izin vermedi ayrı mesele..Aşşağıdaki iki yazımda uzun uzun anlattığım şekilde Galatasaray yenilmez armada ruhunun geri gelmesi , kazanma kültrünün sahaya yansıması , bitmeyen hırs ve adil mücadelesiyle Uleb Cup'ta finalin kapısından döndü.. İspanyollar böyle bir direnç beklemiyorlardı.. 90-83 biten maçın arkasından İspanyol, İtalyan herkes bu takımı ayakta alkışlıyorsa, eurosport yorumcusu ; ''Uleb Cup'ın bu seneki yıldızı Galatasaray'' diyorsa tüm Galatasaray'lılar yarın oynanacak 3.'lük maçı ve Murat hocanın getirmeye söz verdiği madalya için takımlarını doyasıya alkışlamalı.. Uleb Cup'ta ilk 3 sırayı elde eden takımlar seneye otomatik katılım hakkı kazanıyor.. Yarın 16.30'da Galatasaray önümüzdeki sezon final için biletini ayırtacaktır.. Yeterki bu istikrar ve mücadele sürsün.. Alkışlarla..

Uleb Cup Yarı Final:Galatasaray vs Juventut







Aşşağıya uzun uzun , ayakta alkışlanmayı hakedip buraya gelene kadar tarih yazan ve bu akşam TSİ ile 19.30'da İspanyol temsilcisi Juventut ile Uleb Cup final four'da finale çıkıp Avrupa şampiyonu olma mücadelesi verecek olan Türk basketbolunun Yenilmez Armada'sı Galatasaray'ın kupa öyküsünü yazmıştım.. Yarı final bu akşam Kanal 24, Eurosport2,Mediaset Sport ve uydu içerisinde yer alan çok sayıda yabancı kanaldan canlı yayınlanacak.. NTVSpor,Skytürk,NTV,Kanal 24 saat başı maçla ilgili bilgilendirme ve istatistik sunumlarını gün boyu sürdürüyorlar.. Galatasaray spor klübü futbolda kazanılan uefa ve süper kupa şampiyonluklarından sonra basketbolda tarih yazıp bir avrupa kupasını daha Hasnun Galip Sokak'taki müzeye taşımak istiyor.. Tarihi viraj.. Bu aşamadan sonra sonuç ne olursa olsun bu takımı herkes avuçları patlayıncaya kadar alkışlayıp bağrına basmalı ve önünde saygıyla eğilmelidir..

Yenilmez Armada'nın Dönüşü



Yıllar sonra Basketbol'da Avrupa kupalarına katılıyordu Türkiye'nin 4 defa ile spor klüpleri arasında (efes, ülker , bir dönem eczacıbaşı veya paşabahçe gibi müessese takımlarını saymıyorum, en fazla şampiyon olan klüp takımı derken Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Karşıyaka ve diğer sporklüplerinden söz ediyorum) en fazla şampiyon olan bir dönemin spor sergi sarayı efsanesi, Dawkins'li , beyaz gölge Aydan Siyavuş'lu , Orhun Ene'li yıllarını, mazisini arayan Galatasaray.. Uleb cup macerası yılların verdiği özlemle, belirsizlikle, ligde yaşanan zorlu ve üst düzey mücadelenin avrupa kupalarına nasıl yansıyacağı gibi binbir türlü soruyla başlamıştı Galatasaray için.. Grup maçları rahat geçildi ümitler arttı.. Takım yeniden kazanma kültürükimliğine kavuşuyor, ne kadar eksik veya yorgun olursa olsun içerde dışarda mücadeleyi bırakmıyor, kaybettiği maçlarda bile umut veriyor, son saniye hatta saliseye kadar mücadeleyi bırakmıyordu.. Grup maçlarının ardından 2. turda Avrupa basketbolunun önemli takımlarından Fransız Asvel ile eşleşildi.. Asvel tecrübe, maddi güç, kadro derinliği bakımından otoritelere göre ağır basan taraftı ama Galatasaray kazanma kültürünü ve basketboldaki yenilmez armada ruhunu yakalamıştı bir defa.. Fransa'da oynanan ilk maç basketbolda ender rastlanır biçimde berabere bitti.. İstanbul'da muhteşem taraftar desteğiyle son saniyeye kadar süren mücadeleyi inanan, savaşan, camiası ve taraftarıyla ruhunu bütünleştiren Galatasaray kazanmayı başardı ve Torino'daki final eight öncesi son bileti kapma savaşına kaldı.. Bu defa rakip avrupa'nın en güçlü ligi, son dünya ve avrupa şampiyonu, basketbolun ekol ülkesi İspanya'dan Gran Canaria olmuştu.. İstanbul'daki ilk maç tarihe geçti.. İnanılmax bir yüzde, mücadele ve Gran Canaria'yı sahadan silen Galatasaray.. İspanya'daki rövanş 25 farkın üstüne formaliteye dönüşmüştü artık.. Tur sonunda Galatasaray sene başında hiç şans tanınmayan takım olarak Avrupa'nın en büyük basketbol organizasyonlarından olan Uleb Cup'ta bir anda Torino'daki final Eight'in favorileri arasına girivermişti.. Kaderin garip bir cilvesi olsa gerek çeyrek finalde Torino'daki rakip;Uleb Cup'ın grupları namağlup kapayıp, ardından İsrail ekibi ve Kızılyıldız gibi ekol bir takımı geçen kupanın favorilerinden birisi haline gelen ezeli rakip Beşiktaş oldu.. Ligde oynanan ilk maçı Galatasaray deplasmanda farklı kazanmış, sonrasında lige ağırlığını koyan Beşiktaş ikinci maçı kazanmayı başararak olası play-off eşleşmesinde durumu 1-1 beraberliğe getirmişti.. Bu defa iki takım müthiş bir mücadele ve kaliteye sahne olan TBL'de değil, Torino'da 8'li final eşleşmesinde avrupa şampiyonluğuna giden yolda son 4 takımdan birisi olmak için karşılaşacaklardı.. Galatasaray sezon ilerledikçe sakatlıklarla bağuşmaya başlamış,Takımın pota altındaki en büyük kozu Hüseyin Beşokun neredeyse kronikleşen ağrıları nedeniyle bir çok önemli lig maçına eksik rotasyonla çıkmak zorunda kalmıştı.Coach Murat Özyer sadece teknik anlamda değil motivasyon olarakta takımı ayakta tutmayı başararak kriz yönetimini başarıyla tamamlamış, Brown, Gaines, Owens devre arasında gelen Johnson gibi yabancı yıldızlarının yanına yerli oyuncularının rotasyon problemiyle boğuşurken ; Cenk, Fatih , Erdem ve Cüneyt'i her maç şans vererek hazırlamayı başarmıştı.. Bu şartlar altında rakibine göre nerdeyse hiç problemsiz ve formda gözüken Drobnjak'lı, Dalmau'lu, Apodaca'lı Beşiktaş çeyrek finalin favorisiydi.. Ancak sezon boyunca gösterdiği; inancı, hırsı, Maçı son ana kadar bırakmayan inatçı yapısını, yabancı ve yerli oyuncuların uyumunu sert ve arzulu oyunla bütünleştiren savunma kurgusunu , nostaljik çubuklu harika tasarım formasının ruhuyla bütünleştiren Galatasaray maçı baştan sona üstün götürerek sonuna kadar hakedip Uleb Cup'ta, avrupa şampiyonluğuna giden yolda tarih yazarak yarı finale yükselen takım oldu.. Maçın bitimine 8 saniye kala o dakikaya kadar 8/0 gibi bir üçlük yüzdesiyle oynayıp kötü bir gün geçiren Cüneyt 9/1 yaptı ve bu sayı maçı Galatasaray'a getiren sayı olarak tarihe geçti.. Eurosport2, Mediaset,diğer bir çok spor kanalı, uluslararası basketbol ve spor medyası, binlerce yabancı gazeteci bu maça kitlenmişken Torino'da çeyrek finali iki Türk takımının oynaması büyük keyifti.. Galatasaray mazisine, tarihine, basketbol kültürüne yakışır biçimde yarı finalde.. Rakip yine İspanya'dan kupanın en büyük favorisi.. Bu dakikadan sonra elense bile ayakta alkışlayacağız bu inançlı takımı.. Ama elerse final ve şampiyonluk Yenilmez Armada'ya çok yakışacak.. Galatasaray tarihindeki en önemli maçlardan birinde Juventut karşısına bu akşam 19.30'da Uleb Cup final four'da Torino'da çıkıyor.. Kalbimiz seninle ''Yenilmez Armada''

30 Mart 2008 Pazar

Türk Basketbolu Zirvede

Basketbolda Türkiye tavan yapmış durumda.. Uzun zamandır bu konu hakkında yazmak istiyorum ama gerek vakitsizlikten gerek gündemin yoğunluğundan gerekse Türkiye liginde oynanan kaliteli basketbolun hakkını tam olarak yazıyla verememe korkusundan All Star'ı yazdıkdan sonra local basketbolla ilgili yazı yazmamıştım bloga.. Gerçekten harika bir lig yaşıyoruz.. All star öncesi Kaan Kural'ın dediği gibi şuan ; NBA ve İspanya'dan sonra yunanistan dahil avrupanın en kaliteli ligi bzim ligimiz.. Sadece 3 büyüklerin veya Efes ile Karşıyaka'nın maçları değil alt sıralardaki takımların mücadeleside mükemmel bir seyir zevki ve çekişme sunuyor. Galatasaray'ın Yenilmez Armada ruhunu geri döndürüp, spor sergi yıllarındaki efsane Dawkins'li beyaz gölge ruhunu yeniden yakalaması, Beşiktaş ve Fenerbahçe'nin istikrarlı ve güçlü kadrolarıyla hem avrupada hem ligde çıtayı tavana çekmeleri , Taraftar desteği büyük olan bu camiaların ilgiyi ve mücadeleyi salonlara çekmesinin yanında, Karşıyaka ve Telekom'un çıkışı, ligde en alt sıralar dahil tüm takımların birbirini yenecek güçte olması inanılmaz bir seyir ve kalite keyfi sunuyor bizlere.. Hiçbir maçın favorisi yok, hiçbir maçın garantisi yok.. Bugün Galatasaray beykozu yenerken bunu bir defa daha gördük lig sonuncusu ttnet beykoz şampiyonluğa aday bir takım kadar kaliteli oynadı . Darüşşafaka, Beykoz, Mersin,Antalya, Kepez, Casa Ted Kolejliler gidip rahatlıkla ; Efes Pilsen'i, Feneri, Beşiktaşı , Telekom'u, Galatasaray'ı, Karşıyaka'yı yenebiliyor.. 6 takım playofflarda iyi yer edinip şampiyonluğa oynuyor.. Ligin finalini , şampiyonunu kestirmek nerdeyse imkansız.. Galatasaray ve Fenerbahçe iki derbi oynadı, ilk maçı Galatasaray ikincisini Fener kazandı .. İki maçta çekişme, basketbol kalitesi ve seyir zevki bakımından hep özendiğimiz , izlerken keyif aldığımız; yunanistan derbileri pana vs olimpiakos veya kızılyıldız vs partizan derbilerden eksik değildi hatta eksiği yok fazlası vardı.. Avrupa kupalarında 3 takımla çeyrek finalde Türk basketbolu..Galatasaray ve beşiktaş uleb cupta , fenerbahçe euroleaguede çeyrek finalde , bundan iyisi can sağlığı.. Memo ve Hedo'da NBA'De career high yapıyorlar .Bunun üzerine blogda hatırlarsınız bir yazı kaleme almıştım. Hedo Orlando Magic'i, Memo Utah Jazz'ı, double doublelerle , Trible Doublarla sırtlarında taşıyorlr adeta.. Neden NBA MVP olmasınlar? artık bizimde Nowitzki kadar , Ginobili kadar kendine güvenerek oynayan NBA yıldızlarımız var.. Tüm bu kalitenin Ulusal takımımızada yansımasını ve diliyorum.. Dünya ve Avrupa şampiyonalarında bu sefer şeytanın bacağını kırıp yarı finaller finaller yakalayabilecek potansiyel bu memleketin basketbol kültürüne çoktan yerleşti.. Herkese Beko Basketbol ligini , Ulebcup'un Torino'da 10 nisan'da başlayacak Galatasaray vs Beşiktaş'lı çeyrek final heyecanını ve Euroleague'yi tavsiye ediyorum bu yıl.. Türkiye basketbol ligi bu mücadele kalitesinde devam ettiği sürece, Yabancı oyuncuların en kalitelileri gelmeye devam edecek ve sponsorların artan ilgisininde katkısının yanında, Taraftar salonları doldurdukça maddi sorunlar kendiliğinden çözülecektir.. Yükselen kalitenin asla düşmediği, Her klübün kendi salonuna sahip olduğu , lisanslı basketbol ürünlerinin satıldığı offical Shopların kurulduğu, Avrupada final oynayan iki Türk takımını görebileceğimiz günler dileğiyle.. Dee Brown'u, Apodaca'yı, James White'yi, Hosley'i,Owens'ı,Solomon'u izleyebilmenin yolu ancak bu kaliteyi sürekli kılabilmekten geçiyor..

Dennis Rodman




Hazır NBA Live Europa 2008 ve Magic Johnson Efsanesi demişken, akla düşen bir diğer fenomeni analım ... Dennis Rodman.. Dövmeleri , imajı, Double Team filmiyle Van Damme ile birlikte kamera karşısına geçip yaşadığı sinema macerası, deli lakabı vs derken hepsinden te saç renkleriyle ve 1.91 gibi NBA standartlarına göre kısa kalan boyuna rağmen yıllarca Rebound şampiyonluğunu kimseye kaptırmamasıyla unutulmazlar arasında kocaman bir yer edinmiştir kendisine.. Jordan, Pippen,Kukoç,Steve Kerr vs derken Chicago Bulls'un NBA'yi domine ettiği yıllarda mahşerin beş atlısının en önemli figürlerinden birsiydi Rodman.. Madonna ile yaşadığı aşk paparazzi gündemini sallarken o parkeleri sarsıyordu.. Eklediğim görsellerde en üstteki fotoya dikkatinizi çekerim, topun çizgiyi geçmemesi için adeta havada slalom yapmış, fizik kurallarını yer ile yeksan etmiş, deli rodman.. Nostalji tadında..

Magic Johnson



Efsaneyi anlatmaya kitaplar yetmek.. Nostalji tadında.. Objektiflere yakalananlar.. Eskiler, efsaneler..

NBA Europe Live 08

Miami Heat, New Jersey Nets, New Orleans Hornets ve Washington Wizards Ekim ayında Barcelona, Berlin, Londra ve Paris'e geliyor.. Turne kapsamındaki maç programını vermeden önce İstanbul neden bu şehirlerde yokta basketbolla uzaktan yakından alakası olmayan Londra var veya ligleri bizim ligimize göre daha kalitesiz olan (ispanya hariç) avrupa şehirleri var diyerek sitem etme hakkımıda kullanıyorum. Bizim özellikle bu yıl Yunanistan ligini bile sollayan kalitedeki , mücadele düzeyi tavan yapmış Basketbol ligimizin en alt sırasında yer alan takımımız bile İngilizler'in lig şampiyonuna temiz 50 sayı fark atar. Geçen sene bize gele gele Minnesota geldi. Bizde bekledik durduk Garnett gelecek diye. Havamızı aldık açıkçası. Bu seneki takımlarda en azından birkaç banko yıldız mevcut. Mesela; Wade, V.Carter, C.Paul ve Arenas takımların liderleri. Kısacası avrupa turnesi kapsamında büyük haksızlık yapıldı Türkiye'deki NBA ve basketbolseverlere..barcelona dışındaki gittikleri yerler hiç hoşuma gitmedi gidemezde, 5 takımın şampiyonluğa oynadığı Türkiye basketbolu es geçiliyor , Basketbolla uzaktan yakından alakası olmayan Londra turne kapsamına alınıyor.. Neyse calı izleyemesek bile tv verirse bakarız maçlara elbet..Programa geçelim;


New Jersey Nets vs. Miami Heat
9 Ekim
Paris

New Jersey Nets vs. Miami Heat
12 Ekim
Londra

Washington Wizards vs. New Orleans Hornets
14 Ekim
Berlin

Washington Wizards vs. New Orleans Hornets
17 Ekim
Barcelona






29 Mart 2008 Cumartesi

NBATV@Weekend

29 Mart Cumartesi
LA Lakers
Memphis
04.30

30 Mart Pazar
Portland
Charlotte
04.00

25 Mart 2008 Salı

Çarşamba'nın Programı

Çarşambaları severiz.. Haftayı yarıladığımız gün.. Haftasonuna yani kendimize ayırabileceğimiz tek zaman dilimine 2 gün daha yaklaşabilmenin keyfi.. Şampiyonlar ligi , uefa kupası, futbolun hiç durup dinlenmediği FA Premier League veya Serie A 'nın hafta içi programı hep bu sevdiğimiz güne denk gelir.. Bu sefer program daha değişik.. Euro2008 yaklaştıkça hazırlıklarda ciddileşiyor, ulusal takımların maç programıda yoğunlaşıyor. Yarın klasik deyimi kullanmak gerekirse ;futbolda devlerin kapışmaları var.

Fransa-İngiltere maçı saat 22:00'de Habertürk'de Okay Karacan'ın anlatımıyla.. İngiltere ligini izlerken kendisini özlüyorduk. Milli maçla tekrar kavuşuyoruz anlatımına.. Saat 23:00'de İspanya-İtalya maçı TRT 2'de.Yunanistan Portekiz'le karşılaşıyor uydu yayını sahipleri bu maçıda canlı yakalayabilirler.. Bizim milli takım ise euro2008 turnesine Belarus deplasmanıyla başlıyor.. Yine bir yanlış hazırlık maçı tercihi. Beyazrusya ile oynamakEuro2008 standartları için asla ölçü olamaz. Zaten heyecansız geçen hazırlık maçlarını dahada heyecansız kılmak için kendimize rakip bulmakta üstümüze yok. Güneyamerika takım dolu , avrupa'da haftayı bay geçen e maç isteyen bir çok takım var. Biz yine gidip en alakasız takımlardan birini buluyoruz. Bundan önceki İsveç tercihimiz doğruydu , İsveç maçı sonrası hazırlık konusunda akıllandığımızı , futbol standartı olarak euro2008 için bi nebze ölçüt olacak takımlarla maç ayarlayacağımızı umuyordum olmadı .. Olsun bu takım bizim takımımız her türlü izleriz her türlü başarılar dileriz tabi basketbolda yarın oynanacak Galatasaray vs Fenerbahçe derbisi tüm bu futbol gündeminin üstünde yükseliyor. 21.00'da basketbola kitleneceğiz futbol uzun zaman sonra çarşamba günü programında üvey evlat muamelesi görecek. Söz basketboldan ve derbiden açılmışken ; şu saçma sapan deplasman yasağı bitsin artık. Salon sporları heleki basketbol daima taraftarla güzel. Bir derbinin anlamı taraftarın orda bulunmasında gizlidir. Yarın Abdipekçide sarı kırmızı kalpler takımlarının yanında yasak nedeniyle olamayacak tıpkı ligin ilk yarısında Ayhan Şahenk spor salonunda fenerlilerin olmadığı gibi. Euroleague ve Ulebcup da çeyrek final yakalayan ve ligde kıyasıya yarışan iki takımın derbisini sadece basketbolseverler değil tüm spor aşıkları izlemeli.. Uzun yıllardır basketbolda iki camiada bu kadar iddialı olmamıştı , Yenilmez Armada ruhunu geri getiren Türkiye basketbol tarihinin en çok şampiyon olan ''spor Klübü'' (müessese takımları hariç ) Galatasaray kazanırsa sezonun en önemli galibiyetini alıp play-off eşleşmesi durumunda ilk maçıda kazandığı için olası seride 1-0 öne geçecek...

22 Mart 2008 Cumartesi

All Star 2008


Avrupa kupalarında 3 takımla çeyrek finale kalan , sezon boyunca yaşattığı ve playoffları cadı kazanına çeviren çekişmesiyle göz dolduran , hakkını vermek gerekirse bence avrupa basketbolunun ispanya'dan sonra bu yıl en iyi ligi olan Türkiye basketbol liginin geleneksel All Star organizasyonu 5 saat süren bir show'la az önce sona erdi. Ligin sponsoru Beko'nun sponsorluğunda abdi ipekçi arena'da gerçekleşen show basketbola doyurdu. Her yıl biraz daha üzerine ekleyerek organizasyonun çapı büyüyor, bu yıl eksiksiz diyebileceğim kadar güzel bir show izledim diyebilirim. Biraz evvel blogda bahsettiğim Chicago Bulls'un show girls takımı Luvabulls , smaç showla görsel ziyafet çeken akrobasi takımı ''by karizma'' , smaç yarışması , çekişmeli geçen 3 sayılık turnuvası, ara sıcak niyetine dans gösterileri ve konserler.. Zaman zaman böyle rahatlamaya, memleketin gündeminden, hayatın kuşatmışlığından, binlerce özel ve genel sıkıntıdan kurtulup sportif estetiğin keyfiyle reset atmak gerekiyor bünyeye. All star Türkiye 2008 bu anlamda ilaç oldu cumartesi günüme. Ntv Kaan Kural'ın yorum kalitesi farkıyla kendi kurumsallığına yakışır şekilde sundu organizasyonu. Özellikle Luvabulls'lu bölümlerde lig maçlarında düştükleri hataya düşmediler ve mola arası niyetine kit-kat'lı reklamlara boğmadılar bizi. Bir organizasyonu yabancı yıldızlar yerli yıldızlar maçından ibaret görmeden her yönüyle ekrana yansıtmak izleyiciye duyulan saygının göstergesidir. NTV bugün bunu başardı diyebilirim.

Yabancılar Karması Yerliler Karması'nı 106-102 mağlup ederken Quinton Robert Hosley, gösterdiği performansla MVP seçildi. Geçen sene yapılan All-Star maçını da Yabancılar Karması 114-109 kazanmıştı bu yıl yerliler makus kaderi değiştirmek üzereyken son periyodun son 2 dk'sında bu şansı kaybettiler. Dikkatimi çeken başka bir olay ise güzel geceye pek yakışmayan yinede show maçını bile maksimum ciddiyetle oynayan oyuncuları görmek bakımından farklı bir bakışla takdir edilmesi gereken bir olay .. İlk defa bir All Star maçında kasti faul -Kaya Peker- ve 5 faul gibi olayları gördü.Ermal ile Adeyeke'nin bireysel takışmalarını ise biraz abartılı buldum bu tip maçlarda ortamı soğutabilecek böyle hırslara pek gerek yok. Yazının başında dediğim gibi All Star Show'ları eğlencedir daha ötesi değil . Uleb Cup'ta çeyrek final bularak yenilmez armada ruhunu geri getiren Galatasaray ise All star'a Brown , Hüseyin ve Cüneyt'le 3 oyuncu vererek büyük katkı sağladı Brown yabancılar karmasının beyni olarak bir guard nasıl asist yapar konulu dersi verdi.
All Star kültürünün en çok ilgi gören kısımları olan smaç ve 3 sayılık yarışmalarına gelince.. Powerade sponsorluğundaki smaç yarışmasını, Fenerbahçe Ülker'in ABD'li oyuncusu James White kazandı
Yarışmaya, TTNet Beykoz'dan Curtis Withers, Alpella'dan James Hughes, Fenerbahçe Ülker'den James White, Pınar Karşıyaka'dan Quinton Hosley ve OYAK Renault'dan Richard Darrell Chaney katıldı. güzel smaçlarla tam puan alan Richard Chaney ile James White, birer kez daha yarıştılar.
White son denemesinde, faul çizgisinden sıçrayıp bacağının arasından geçirdiği topu smaçlayarak 50 tam puan aldı ve yarışmanın şampiyonu oldu. Chaney ise son smacından 46 puan topladı. White, 10 bin dolarlık ödülünü kaptı. sayı yarışmasında OYAK Renault'dan Alper Saruhan, Darüşşafaka'dan Eric Chatfield, Beşiktaş Cola Turka'dan Preston Shumpert, Alpella'dan Ogun Sevinç ve Casa TED Ankara Kolejliler'den Ömer Ünver yarıştı.
İlk turda Alper Saruhan 15, Chatfield 10, Shumpert 15, Ogün Sevinç 8, Ömer Ünver 19 puan toplarken, Alper Saruhan, Shumpert ve Ömer Ünver finale kaldı.
Finalde, Shumpert 15, Alper Saruhan 13 puan alırken, Ömer Ünver 18 puan toplayarak yarışmayı kazandı. Gelecek yılı sabırsızlıkla bekliyorum.. I Love This Game

LuvaBulls

Az önce sona eren 2008 Beko All Star Basketbol Show organizasyonu için Türkiye'ye geldiler.. Smaç ve 3 sayılık yarışmaları , konser araları , grup karizmanın gösterileri , All Star maçının mola ve devre araları derken sahne aldıkları her an gecenin yıldızı oldular.. Chicago Bulls ponpon kızlar ekibi ''LuvaBulls'' lar Türk basketbolseverleri abdi ipekçi arena'da bekleyen basketbol show'un, estetik dolu en güzel görsel hatırası olarak rüzgar gibi geçtiler...41 defa maşallah ..

Career High By Hedo

NBA'da Orlando Magic, sahasında Washington Wizards'a 87-86 yenilirken ''Hedo'' 39 sayı ile Career High yaptı.. Otoritelerin skoru değil tek bir yıldızı konuştuğu maçlardan birisi oldu Magic vs Wizards maçı..Konuşulan yıldız Hidayet.. Mehmet Okur'la birlikte sezon başından bu yana istikrar dediğimiz basketbolun olmazsa olmaz kriterini nihayet yakaladı. Yeteneklerinin büyüklüğüne rağmen süreklilik göstermeyen performansı , medya ile olan örtülü kavgası, ulusal takımla yaşadığı polemikler Hidayet'i kendisi gibi oynamaktan uzaklaştırıyordu. Düşüş bu yıl son buldu. Hidayet bir zamanlar imrenerek izlediğimiz NBA'deki avrupalı ve arjantinlileri bile geçerek keyif veriyor.. Bizim ne zaman NBA'De oynayacak bir Toni Kukoç'umuz ,Dirk Nowitzki'miz veya Ginobili'miz olacak diye hayıflanıp durmamıza artık gerek yok. Hidayet NBA ve kendisi ile savaşıdaki olumsuz eksi bakiyeli hesap defterini kapattı artık kendi kariyerinin en güzel kitabını yazıyor..

Shaq Üzerine

Güzel bir cumartesi sabahında siz sevgili blog okurlarının yoğun isteği üzerine bloga yeni eklediğim basketbol kategorisi içerisinde hazır Vince Carter ve LEbron James'den bahsetmişken NBA tarihinin gelmiş geçmiş en sevimli devine değinmeden olmaz dedim .Gerek yaşamı gerekse maçlarda (özellikle All-Star) yaptığı komedi ve danslarla herkesi kırıp geçiren Nba tarihinin gelmiş geçmiş en sevimli olmayı başarmış devden bahsediyorum yani Shaq'dan..İstatistiklere fazla inanmam ama konu böyle bir fenomen olunca önce istatistikler sonra benim yazım devreye girsin diyorum ki kimden bahsettiğimizi bilmeyenler bir ön fikir edinsin..
1992 yılında Orlando Magic tarafından draft edildi.
1993 Takımının en iyi oyuncusu seçildi.
1994 İlk en iyi pivot ödülünü aldı.
1995 yılında takımı ile NBA finaline çıktı. Fakat takım finalde Houston Rockets'a yenildi.
1995 2. en iyi pivot ödülünü aldı.
1996 yılında free agent olarak Los Angeles Lakers ile anlaştı.
1997 3. en iyi pivot ödülünü aldı.
2000,2001 ve 2002 yıllarında Kobe Bryant ve Phil Jackson ile beraber NBA şampiyonluğu yaşadı. 2003 yılından itibaren takımdaki diğer yıldız oyuncu "Kobe" ile süregelen anlaşmazlığı iyice arttı.
2000 Finaller tarihinde quadre-double a en çok yaklaşan oyuncudur.1 asist ve 2 blok ile kaçırmıştır.
2001 4. en iyi pivot ödülünü aldı.
2002 5. en iyi pivot ödülün aldı.
2004 yılında Lakers kadrosuna Karl Malone ve Gary Payton'ı katmasına rağmen şampiyon olamadı ve sezonun sonunda "Shaq", Lakers'tan ayrılma kararı aldı ve Miami Heat'e takas oldu. 2005 yılında takımını Doğu Konferansı finallerine taşıdı.
2005 6. en iyi pivot ödülünü aldı.Bu ödüle en çok pivot ödülü alan kişi oldu.
2006 yılında yarı finalde New Jersey Nets'i 4-1 lik skorla eleyerek Doğu Konferans Finaline çıktı. Doğu Finalinde ise 2005 yılında elendiği Detroit Pistons'ı eleyerek NBA Finaline çıktı. Miami Heat, ilk 2 maçı kaybettikten sonra 4 maçı da kazanarak finallerdeki rakibi Dallas Mavericksi mağlup etti ve şampiyon oldu. Bu sonuçla Shaquille O'Neal, NBA'daki 4. şampiyonluğunu yaşamış oldu.

Geçenlerde NBA'de playoff vaktinin yaklaşması münasebetiyle bu sezonun istatistikleri arasında gezintiye çıkmıştım web aleminde.. Derken offical site içinde Shaq ile ilgili haber yorumlara rastladım.. Benzerlerini tv'den takip ettiğimiz sabah 03.00 - 06.00 live yayınlarda veya NBA tv'nin yauın akışlarında da gördüğümüz şekilde, belirli bir kitle (çok şükür azınlıklar) Shaq'ın artık çok ağırlaştığını , rotasyona uyum sağlayamadığını , oyunu yavaşlatmasının önüne geçmek için yedek bırakılıp az süre almasını savunup duruyor.. Teknik anlamda veya duyguları unutup realizme saplanma sertliği içinde, analizlerini doğru bir eksene oturtuyor olabilirler.. Ancak ben All Star'da o unutulmaz dansı yaparak milyonları keyiflendiren, bir sinema filmi çekip Alaaddin'in cini bile olabileceğini kanıtlayan, kariyeri boyunca mütevaziliğini ve gülümsemesini elden bırakmayarak büyük şöhretine rağmen asla ben yıldızım bu alemleri ben yarattım havalarına girmeyen , Dennis Rodman ve benzerleri gibi marjinalite adını kendi rezil edenlere karşın sporcu ahlakını asla kaybetmeyen bu efsane dev'in sırf NBA markasına yaptığı 16 yıllık efsane katkı hadi onuda geçtim bu kadar yıldır yaşattığı basketbol keyfinin hatrına eleştirilirken hiç olmazsa okların en can acıtmayanlarına hedef olması gerektiğini savunuyorum.. Unutmayalım futbol gibi bsketbol içinde gelecek nesilleri ''yıldız oyuncu izleyememek'' ve '' oyunu sadece taktiğe dayalı bir stratejik savaş biçiminde algılamak'' büyük sorunlar bekliyor.. Yıldız oyuncu olmadan sporun tadı yoksa, bari en büyük yıldızlara hala aktif olarak hayatımızda ter dökerlerken yıpratmadan sahip çıkalım ve işin skor yönünü kenara bırakıp yaşadığımız estetik ziyafetin keyfini sürelim derim..